Hollywood’un “seyirciyi basitleştirme” anlayışına karşı çıkan Redford, filmlerinin kültürel bir ağırlık taşımasını şart koşuyordu. Çoğu yapımında yas, siyasi yolsuzluk gibi ciddi konuları işleyerek, güçlü yıldız etkisiyle bu meselelerin izleyicilerde karşılık bulmasını sağladı.
Redford, çevre duyarlılığı ve Sundance Film Festivali merkezli bağımsız sinema hareketine verdiği destekle de sadece beyazperdede değil, perde arkasında da derin izler bıraktı.
Redford, aynı zamanda kararlı bir çevre aktivistiydi. Utah’taki doğal alanların korunması için yürüttüğü kampanyalarla tanındı ve 30 yıl boyunca Doğal Kaynakları Koruma Konseyi’nde görev aldı.





