Festivalde Beytna Kolektif ve Ayvalık Tabiat Platformu işbirliğiyle gösterilen, 6 Şubat Depremleri’nin etkisine bakan iki belgesel, Gitmedik Buradayız ve Seva arka arkaya Fabrika Ayvalık’ta gösterildi. Yönetmenliğini Nesime Karateke’nin yaptığı Seva, 6 Şubat Depremleri’ni en sert biçimde hisseden kentlerden biri olan Antakya’nın yaşadığı yıkım, yas ve hayata tutunma çabasını konu alan bir belgesel. Gitmedik Buradayız ise Antakya’nın geride kalan değerlerine sahip çıkmasının öyküsü. Yönetmen Sheida Kiran, belgeselinde Antakya’nın Dikmece köyünde yaşayan Meryem’i, ailesini ve katıldığı mücadeleyi takibe alıyor.

Festivalde seyirciyle buluşan bir başka belgesel ise Yeşim Ustaoğlu imzası taşıyan Kuru Taşın Başı idi. Kuru Taşın Başı, Yusufeli Baraj Projesi nedeniyle kuşaklar boyunca yaşadıkları toprakları ve Çoruh Nehri’ni terk etmek zorunda kalan yöre halkının izini sürüyor. Ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini Selen Heinz’ın yaptığı film, yaşam alanını kaybetmiş bir topluluğun kendileri için inşa edilen “beton ve tüketim odaklı” yeni dünyada hayata tutunma çabasına kulak kabartırken bölgenin doğasını, havasını, suyunu, hayvanlarını ve ağaçlarını insanların dünyasıyla bir tutuyor.
Festivalde bugün seyirciyle buluşan filmlerden bir diğeri ise Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi tarafından 2025 yılında restore ettirilen Drakula İstanbul’da’ydı. Drakula İstanbul’da festivalde, üzerinden yıllar geçse de eskimeyen filmleri bir kez daha beyazperdede izleme imkânı sunan “Sinematek ile” bölümünde yer alıyor.

Festivalde gösterilecek yerli uzun metraj kurmaca filmler bu yıl “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlığı altında toplandı. Gösterilecek yedi filmin ortak teması, ağırlıklı olarak orta sınıfların hâli. Bu bölüm kapsamında gösterilen ilk film ise Karanlıkta Islık Çalanlar oldu.
Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ndeki gösterimden sonra yönetmen ve senarist Pınar Yorgancıoğlu, filmin oyuncuları İnci Sefa Cingöz, Meral Çetinkaya ve İlda Güler, yapımcı Zeynep Ekmekçi ve sanat yönetmeni Ceyda Yüceer seyircilerden gelen soruları yanıtladı.
Sandra Wollner’in yönettiği Her Defa / Everytime filminin ardından sinema yazarı Müge Turan seyircilerle sohbet etti. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) işbirliğiyle gerçekleştirilen söyleşide filmin yas, hafıza ve dijital dünyada geride kalan izler arasındaki ilişkiyi ele alış biçimi konuşuldu. Filmin seyircide bir rüyadan uyanmış hissi bıraktığı belirtilirken, “Rüyalar üzerinizde çok acayip bir his bırakır; anlamazsınız ama o hisle yaşarsınız. Bu filmin yaptığı da biraz buna benziyor,” ifadeleri kullanıldı.

Müge Turan “Ölüler artık eskisi gibi ölmüyor. Her birimizin anıları bulutta birikiyor; WhatsApp mesajları, ses kayıtları ve çevrim içi izlerimiz biz fiziksel olarak gittikten sonra da kalıyor,” sözleriyle filmin merkezindeki hayalet fikrine dikkat çekti. Filmin fiziksel dünyayla dijital dünya, canlılarla ölüler ve geçmişle şimdi arasındaki sınırları giderek belirsizleştirdiği vurgulandı.
Festivalde dördüncü gün Kızgın Kayalar, Diriliş, Yaşamaya Mecbursun! ve Sarı Zarflar gibi dikkat çekici filmlerin de aralarında olduğu pek çok gösterimin yanı sıra “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” bölümüyle ilgili gerçekleştirilecek bir konuşmayla devam edecek.





